Öncelikle her terör örgütü gibi PKKnın da eylemlerinin psikolojik bir mücadele hareketini yansıttığını unutmamak gerekir. Ülkenin çözümsüzlüklerle, karışıklıklarla ve kaosla boğuşması ve toplumun demoralize olması örgütün en büyük amacıdır.
Türkiye’nin son dönemlerde izlediği aktif dış politika çizgisi maalesef üst üste gelen şehit cenazeleriyle sekteye uğratıldı. En son BM’nin İran’a karşı almış olduğu yaptırım kararına hayır oyu veren Türkiye, tabii ki Brezilya ile İran arasında yapılan uranyum takasına yapmış olduğu aracılığa da ihanet edemezdi. Nitekim öyle de oldu. Her ne kadar dünya ülkeleri bu durumu şaşkınlıkla karşılasa da Türkiye’den bekledikleri desteği bulamadılar. Dış politikadaki yoğun diplomasi trafiği ve yükseliş Mavi Marmara’ya yapılan İsrail saldırısıyla yine önemli bir imtihan vermiş oldu. Türkiye’nin yapılan bu saldırıya en sert tepkiyi verdi ve şehitlerin hesabının sorulmasını istedi. Bu sebeple İsrail’e karşı uluslar arası bir komisyon kurularak soruşturma yapılmasının istenmesi, Gazze’deki ablukanın kaldırılması istemi dış mihraklarca fazla göze batmış olacak ki Türkiye artan terör olaylarıyla kendi içine dönerek, yine kafasını kuma gömmek zorunda bırakıldı.
Nitekim İsrailli bakan Stas Misezhnikov’un Türk insanları düşmanımız değil, ama Erdoğan İsrail’in düşmanı, bu sağlıklı bir durum değil. Erdoğan görevini bırakmadığı sürece iyimserlik söz konusu olamaz” demesi ise dış güçlerin içişlerine olan müdahale isteğinin yine açık bir örneği konumundadır.
Terör örgütünden kaçanların sayısının da giderek artması ve halka karşı kullanacakları kozun da kalmamasıyla büyük bir telaşa kapılan örgüt, “açılım” pastasından da umduğunu bulamayınca “nitekim siyasi olarak tanınacaklarını sandılar” son bir çabayla saldırarak “hala ayaktayız” mesajı vermeye çalışmaktadır. Yabancı servisler tarafından “özellikle Mossad” desteklendiği yıllardan beri bilinen PKK, Türkiye’nin dünya siyasetinde söz sahibi olma çabalarından rahatsız olan “bilhassa” İsrail gibi devletler tarafından tabii ki şeksiz şüphesiz desteklenecektir. Hedef itibariyle baktığımızda hem İsrail’in hem de örgütün en büyük gayesi İsrailli bakanın da belirtmiş olduğu gibi hükümettir. Ortada her zamanki gibi kullanılan bir piyon varken arkadaki isimlerde de yine çok fazla bir değişiklik yok.
Terör örgütünün arka arkaya gelen saldırılarına rağmen; zaten yaşatılması büyük bir hata olan bölücü başının da bulunduğu yerden hala emirler yağdırabilmesi örgüte ve destekçilerine talimatlar verebilmesi, mesajlar gönderebilmesi ise ülkemiz açısından büyük bir zafiyettir.
Medya, iktidar, muhalefet herkes birilerini suçluyor. Kimisi suçu orduda, kimisi hükümette ararken; kimileri de anlamsızca olağanüstü halden, sıkıyönetimden bahsediyor. Öncelikle her terör örgütü gibi PKK’nın da eylemlerinin psikolojik bir mücadele hareketini yansıttığını unutmamak gerekir. Ülkenin çözümsüzlüklerle, karışıklıklarla ve kaosla boğuşması ve toplumun demoralize olması örgütün en büyük amacıdır. Tabii ki terörün çözümüne ilişkin her kesimin görüşü alınmalı ve farklı çözümler de masaya yatırılmalıdır. İngiltere yıllarca uğraştığı ayrılıkçı IRA örgütünü nasıl bitirdiğini özetle şöyle açıklıyor: “Demokratik ifade yollarını açtığımızda teröre halktan gelen destek de azaldı. Bu da sonunda terörü bitirdi. ” Terörün bitirilmesi hususunda örgüte her türlü baskı ve mücadele yapılırken halk asla küstürülmemelidir. Örgütün bütün umutlarını halka bağladığı da asla unutulmamalıdır. Her ne olursa olsun çözüm adına adımlar atılmalı; fakat soğukkanlılığı da hiçbir zaman kaybetmeden, tahriklere kapılmadan çözüm yollarına başvurulmalıdır.
Şehitlerimize tekrardan rahmet ve ailelerine de başsağlığı diliyoruz.
İrlanda Cumhuriyet Ordusu ve Kürdistan İşçi Partisi. İsimlerinden de Anşılacağı Gibi Bu İkisi Kıyaslanamayacak Birer Örnektir. İrlandalılardaki Soyluluk Sistemi İle Doğudaki Ağalık Sistemi ve İnsan Yaşayış Standartları Alakasızdır. IRA Zaten Hakkı Olan Atalarınında Üzerinde Yaşayıp Öldüğü Toprakları İstemektedir. PKK ise HiçBir Hakkı Olmadığı Güneydoğumuzu İstemektedir. PKK nin Neden ve Kimler Tarafından Kurulduğunu Biraz Daha Araştırmanızı Tavsiye Ederim. Yazılarınızda Başarılar Dilerim