Derneğin Adana'daki bölgesel toplantısına katılan Prof.Dr. Ali Ayhan, aşının yapılmasında yaş aralığının kabul görmüş ülkelerde 9-26, Türkiye'de ise 11-12 yaş olduğunu belirtti. Prof.Dr. Ayhan, "İdeal olanı okul çağı aşılamadır, cinsellikten önce yapılmalı. Bu aşı ülkemiz için mutlaka gereklidir. Devlet sağlık gideri kapsamına da almalıdır" dedi. Genital bölgede enfeksiyon yapan ve kanser kitlelerinin oluşmasına neden olan Human Papilloma Virüsü'ne (HPV) karşı, ABD ve Avustralya'da 9-15 yaş arasında erkeklere de aşı yapıldığını ifade eden Prof.Dr. Ali Ayhan, şunları söyledi:
"Rahim ağzı kanseri Türkiye için önemli bir hastalık. Çünkü, bir bireyin başına geldiği zaman, bütün servetini iyileşmek için harcıyor, topluma dönemiyor. Dolayısıyla birey ve toplum bazında çok önemli bir problem. En önemli özelliği de erken teşhis olduğu için uygun tedaviyle yüzde yüz sağ kalımı sağlanabilmesidir. Hastalığı önlemenin birinci yolu virüsü yok eden aşılardır. İkinci engelleme erken teşhise yönelik arama taramadır. Bunlara yardımcı olan diğer önleyici faktörler ise sigara içilmemesi, cinsellikte prezervatif kullanması, eş ve arkadaş seçmedir."
Türkiye'de kanser tedavisiyle ilgilenen alanında uzmanlaşmış doktorlardan aktif olanların sayısının yeterli olmadığını dile getiren Prof.Dr. Ayhan, "Ülke bazında baktığımız zaman kanserle uğraşan birçok disiplin var. Tıbbi onkologlar, radyasyon onkologları, cerrahlar. Bu, kadın genital kanserleri için de geçerli. Ülkemizde, yasal bazda henüz 'Siz kadın kanserlerine bakan onkologsunuz' denilen bir yasa aktive edilmiş durumda değil. Ülkemizde bunların sayısı aktif olarak 50- 60 kişiyi geçmez" dedi.
Prof.Dr. Ali Ayhan, rahim ağzı kanser tedavisinin ortak yaklaşımla tedavisinin yapılabileceğini de belirterek, şunları kaydetti:
"Hastalık jinekolog onkolog dediğimiz kişiler tarafından tedavi edilir. Kanser tedavisi tek bireye, tek disipline bağlı değildir. Cerrah olacak, patoloji servisi veren bir patolog olacak, onkolog, beslenmeci ve psikolog olacak. Ancak bu takımın varlığında hastaya en iyi hizmeti sunarsınız. Yoksa bireysel bazdaki yaklaşımlarınız hasta açısından tatminkar görülmez. Bugünkü yaklaşım daha çok takım yaklaşımıdır. Kanserler her yerde tedavi edilmemelidir. Yeterince alt yapısı olan, tıbbı onkologu, radyasyon onkologu, patologları, yeterince cerrahi beceresi, psikologu, beslenmecisi olan merkezlerde yapılmalıdır."
'EN İYİ TEDAVİ MERKEZLEŞMEYLE OLUR'
Türk Jinekolojik Onkoloji Derneği Başkanı Prof.Dr. Ali Ayhan, kanser tedavisinde merkezleşmenin önemli olduğunu vurguladı. Prof.Dr. Ayhan, "Ülkemizde çarpık uygulamalardan birisi şudur. Bir hastanede hasta açılır, 'kanser varmış' denir. Merkeze gönderilir, o merkezde cerrahisi tamamlanır, başka bir yere radyoterapiye gönderilir, ışınlama için başka bir merkeze gönderilir. Dolayısıyla süreç uzar. Yapılacak işlemler için farklı yere gittiğiniz zaman hem parasal yönden, hem hastane açısından çok değişik sorunlar zinciri ortaya çıkıyor. Bunların engellenmesinin yegane yolu merkezleşmedir, hepsini bir araya toplamaktır."